Ana menu:
Eğitim > İşitme Engeli
SÖZCÜK ANLAMI
Acoustic Akustik. Ses ve ses dalgaları ile ilgili olan.
Action potential (Aksiyon potansiyeli): İşitme sinirinin aksiyon potansiyelleri sinir üzerinden, yuvarlak pencereden veya kokleadan kayıt edilebilir. Bir ses uyaranın beyne kadar iletilmesinde taşıyıcı nöronların tümünün toplam aksiyon potansiyellerini işitme sinirinin o andaki aksiyon potansiyelini verir.
air-bone gap Hava-kemik aralığı: Hava yolu ve kemik yolu eşikler arasındaki fark; kulaklık ve kemik vibratörle elde edilen işitme eşikleri arasındaki fark
Aksiyon potansiyeli (Action potential) İşitme sinirinin aksiyon potansiyelleri sinir üzerinden, yuvarlak pencereden veya kokleadan kayıt edilebilir. Bir ses uyaranın beyne kadar iletilmesinde taşıyıcı nöronların tümünün toplam aksiyon potansiyellerini işitme sinirinin o andaki aksiyon potansiyelini verir.
Akustik acoustic: Ses ve ses dalgaları ile ilgili olan.
Akustik Bozunum (acoustic distortion): Sesin yükselmesi (amplifikasyon) ya da sesin iletimi sırasında, dalga biçiminin frekans içeriğinin değişimi ile ses sinyalinin hatalı şekilde yeniden ortaya çıkması;
Akustik Direnç (R) (acoustic resistance (R): İmpedansın eş evreli bileşeni; yayılma üzerinden enerji akışına direnç; Bkz: direnç
Akustik Distortion Otoacoustic Emission-DPOAE (DP Otoakustik Emisyon): Eş zamanlı olarak gönderilen, primer f1(ana) ve simültane (f2) ton, iki tonal uyarana karşı bir cevap (tepki) olarak kulak tarafından üretilen bozulmuş cevaplardır. 2f1/f2 oranı en iyi koklear durumu gösteren frekans ranjıdır..
Akustik Fonetik (acoustic phonetics): Lisanda (dilde) işlevi olan ses biçimlerine odaklanmış olan konuşma seslerinin bilimsel çalışılması.
Akustik Geri Besleme (acoustic feedback): İşitme cihazı tarafından üretilen ıslık şeklindeki ses; işitme cihazının alıcısından girdi çeviricisine (mikrofona) çıktı sinyalinin enerjisinin birazının geri dönmesi.
Akustik Giriş (Y) acoustic admittance (Y): Enerjinin orta kulaktan akması; impedans karşıtı; Y = G + B, G: İletkenlik (conductance), B: sanal geçiri (susceptance).
Akustik İletkenlik (acoustic conductance): Verilmiş bir kuvvet için enerjinin orta kulak sisteminde kolay bir şekilde akması; direncin karşıtı.
Akustik İmmitans (acoustic immittance): akustik impedansı ya da akustik girişi ya da her ikisini birden ifade eden genel terim.
Akustik İmpedans (Z) (acoustic impedance (Z): Bir yüzey boyunca oluşan akım (hacim-hız, ya da doğrusal hızın alan ile çarpımı) tarafından oluşturulan ses basıncının (birim alan başına düşen kuvvet) karmaşık oranı; mekanik impedansın söz konusu yüzeyin alanının karesine bölümüne eşittir.
Akustik İmza (acoustic signature): Verilmiş bir sesi ya da ses ortamını, diğerlerinden ayıran karakteristik özellikleri
Akustik Kazanım (acoustic gain): Bir işitme cihazına girdi sinyalinin yoğunluğu ile çıktı sinyalinin yoğunluğu arasındaki dB cinsinden fark; Bkz: 2-cc birleştirici kazanım (2-cc coupler gain)
Akustik Ohm (acoustic ohm): Hem uyumlu (compliant) hem de kütle akustik reaktans için birim ölçüsü; saniyede 1 cc ses hızı üreten bir santimetrekare başına 1 dyne’e eşittir.
Akustik Reaktans (X) (acoustic reactance (X): Enerjinin belli bir zaman diliminde depolanması sonucu enerji akışını engelleyen impedansın faz dışı bileşeni.
Akustik Refleks (AR) (acoustic reflex (AR): Orta kulak kaslarının (stapedius başta olmak üzere) tepkisi ve yüksek sese karşı işitme organını koruması; aynı zamanda akustik stapedial refleks olarak bilinmektedir.
Akustik Refleks Arkı (acoustic reflex arc): Bir akustik refleks ortaya çıktığında, beyin sapı üzerinden takip edilen yol; söz konusu arkın afferent kısmı da VIII. kraniyal sinirdir, merkezi kısım beyinsapı merkezlerinden oluşmaktadır, ve efferent kısmı da VII. kraniyal sinirdir; aynı zamanda refleks arkı olarak bilinmektedir.
Akustik Refleks Azalması (acoustic reflex decay) : Devam eden, akustik davranımlı sinyalin varlığı sırasında stapedius kasının refleks kasılmasında azalma; retrokoklear bozukluğun bir göstergesidir; aynı zamanda refleks azalması, stapedial refleks azalması olarak bilinmektedir.
Akustik Refleks Biçimi (acoustic reflex pattern): İşitsel bir bozukluk için olası lezyon yerini belirlemek için, aynı tarafa (ipsilateral) ve karşı tarafa (kontralateral) ait akustik reflekslerden elde edilmiş sonuçların düzenlenmesi.
Akustik Refleks Eğişi (ARE) (acoustic reflex threshold (ART): Akustik immitansta gözlemlenebilir zaman-kilitli (time-locked) değişikliğe yol açan akustik uyaran sinyalin en düşük seviyesi; Bkz: akustik refleks
Akustik Refleks Latensi (acoustic reflex latency): İşitsel bir uyarının ilk başlaması ile akustik refleksin ortaya çıkması arasında geçen zamanın milisaniye cinsinden değeri.
Akustik travma acoustic trauma: aşırı şiddetli tek bir akustik uyarım sonrası ya da uzun süreli yüksek şiddette akustik uyarıma maruz kalınması durumunda iç kulakta meydana gelen hasar
Akustik Uyumluluk (acoustic compliance) : Verilmiş bir kuvvet için enerjinin orta kulak sisteminde kolay bir şekilde akması; katılık karşıtı.
Akustik Yayınımlar (acoustic radiations): Bilginin, işitsel sinir lifleri üzerinden beyin sapının son duyu istasyonu (medial geniculate body) ndaki işitsel kortekse doğru akması; aynı zamanda işitsel yayınımlar olarak bilinmektedir.
Alıcı (receiver): koklear implantta; cerrahi olarak kafatası kemiğine yerleştirilen, iletici mıknatıs ile bağlantıyı sağlayan ve elektrik sinyali alan anten, işitme cihazında; sesi alan mikrofon
ANSI (American National Standards Institute):Tüm ölçüm araçlarının odyometreler dahil standartlarını belirleyen Amerikan ulusal standartlar enstitüsü. ISO’nun Amerika’daki resmi temsilcisi.
Aşırı Maskeleme (Overmasking): Maskeleme şiddet düzeyinin, maskelenen kulaktan karşıya geçerek test kulağında eşik değişikliği/kayması/yükselmesi oluşturacak ölçüde büyük olması.
Audiogram Odyogram : yatay eksende ölçüm yapılan frekansların, dikey eksende ölçüm yapılan şiddet seviyelerinin bulunduğu, hava yolu ve kemik yolu işitme eşiklerinin üzerinde işaretlendiği standardize edilmiş grafik görüntü
auditory adaptation İşitsel adaptasyon : sürekliliği olan işitilebilen seviyedeki bir sesin zaman içerisinde duyulamaz duruma gelmesi
Behavioral Audiometry Davranım odyometrisi : Hastanın sesi duyduğunu, düğmeye basmak veya elini kaldırmak vb. bir davranımla belirttiği işitme testi.
Behavioral Observation Audiometry (BOA) Davranım Gözlem Odyometrisi (DGO ) : Bebeğin veya çocuğun sese olan davranımlarının ( baş çevirme, gözlerin açılması,irkilme vb..) gözlemlendiği işitme testi.
Beyaz Gürültü ( White noise) : Tüm frekanslarda aynı akustik enerjiyi taşıyan geniş bantlı gürültüdür.
Birikim potansiyeli (Summating potential ) Şiddetli işitsel uyaranlar endolenfatik gerilimler arasında pozitif veya negatif direkt akımlar oluşturması. Birikim potansiyelleri koklea içerisinde ses iletim dalgasının en büyük olduğu bölgeden elde edilirler.
bone conductor Kemik vibratör : Saf ses ya da konuşma odyometresinde kemik iletim eşiklerini belirlemek için kafatası (özellikle mastoid kemik) üzerine yerleştirilerek odyometreden üretilen sesin iç kulağa iletilmesini sağlayan standardize edilmiş düzenek,
Cochlear microphonic (Koklear mikrofonik): Yuvarlak pencereye yerleştirilen elektrotlarla incelenebilen, dış tüy hücrelerinin fiziksel uyaranlara tepkisi şeklindeki koklear potansiyel. Koklear mikrofoniğin kaynağı dış tüy hücreleridir.
Dalgalar arası latans (Interwave latency): Uyarılmış potansiyallerde, iki dalga tepesinin oluşumları arasında geçen süre. Birimi milisaniye (msn)dir.
Dar bant gürültü ( Narrow band noise ,NBN): Frekans dağılımı belli bir frekans bandında yoğun olarak yer alan gürültüdür.Saf seslerin maskelenmesi için kullanılır.
Davranım Gözlem Odyometrisi (DGO) /Behavioral Observation Audiometry (BOA): Bebeğin veya çocuğun sese olan davranımlarının ( baş çevirme, gözlerin açılması,irkilme vb..) gözlemlendiği işitme testi.
Davranım odyometrisi ( Behavioral Audiometry): Hastanın sesi duyduğunu, düğmeye basmak veya elini kaldırmak vb. bir davranımla belirttiği işitme testi.
Decibel Desibel: Ses şiddet düzeyi birimi. dB
Desibel (Decibel) : Ses şiddet düzeyi birimi.dB
Dichotic Farklı akustik uyaranların (iki kulağa) eş zamanlı olarak (sunulması) kulaklara iletimi.
Diotik (Diotic): Aynı akustik uyaranın iki kulağa eş zamanlı olarak sunulması
DP Otoakustik Emisyon (Akustik Distortion Otoacoustic Emission-DPOAE) Eş zamanlı olarak gönderilen, primer f1(ana) ve simültane (f2) ton, iki tonal uyarana karşı bir cevap (tepki) olarak kulak tarafından üretilen bozulmuş cevaplardır. 2f1/f2 oranı en iyi koklear durumu gösteren frekans ranjıdır
Electroneurography-ENoG (Elektronörografi-ENoG): Fasyal sinirin yada stylomastoid foramenin elektrik uyarılmasıdır. Nasio-labial fold yada yakınından kaydedilen motor bir cevaptır.ENoG testi yüz felçi geçirdikten 3. gün, 7. gün, 14. gün ve gerekirse 21. günlerde yapılır.
Elektronörografi-ENoG (Electroneurography-ENoG) Fasyal sinirin yada stylomastoid foramenin elektrik uyarılmasıdır. Nasio-labial fold yada yakınından kaydedilen motor bir cevaptır.ENoG testi yüz felçi geçirdikten 3. gün, 7. gün, 14. gün ve gerekirse 21. günlerde yapılır.
Elektrot dizini (electrode array): cerrahi yerleşimli (cerrahi ile iç kulağa yerleştirilen), iç kulağın frekans özelliklerine uygun olarak dizayn edilmiş ve frekansa özel elektrik uyaran ileten düzenek
En Rahat Seviye Most Comfortable Level, MCL : Sesin en rahat olarak algılandığı şiddet seviyesi
Etkili Maskeleme (Effecting Masking): Belirli bir düzeydeki gürültünün işitme eşiğinde meydana getirdiği değişiklik/kayma/yükselme miktarı.
Evoked Otoacoustic Emission (Uyarılmış Otoakustik Emisyon): Dış akustik uyaran verilerek elde edilen emisyondur.
Fonksiyonel kazanç ( Functional gain ): Serbest alanda işitme aletli/koklear implantlı ve aletsiz/ implantsız işitme eşiklerinin arasındaki farkın ölçüldüğü test.
Frekans (Frequency): Titreşen yapının bir zaman biriminde yaptığı titreşim sayısı. Ses söz konusu ise birimi Hertz (Hz)’dir
Geçici Eşik Değişikliği-GED (Temporary Threshold Shift -TTS ) Gürültülü ortamda bulunma sonrası, işitme hassasiyetinde azalma, gürültü kesildikten sonra belli zaman içerisinde işitme eşiklerinin gürültüden etkilenmeden önceki seviyeye geri dönmesi.
Geniş bant gürültü ( Wide Band Noise ( WBN )/ Broad Band Noise (BBN) ): Frekansı, tüm frekans bandı boyunca yayılmış, hiçbir frekans bandında toplanmamış gürültüdür.
Gerçek Kulak Ölçümü (Real Ear Measurement): Yükseltilmiş seslerin, kulak kanalında bir inceleme mikrofonu aracılığı ile ölçülmesi.
Görsel Pekiştireçli Odyometri ( GPO)/Visual Reinforcement Audiometry (VRA): Çocuğun sese cevabının görsel bir objeyle pekiştirilerek ölçüldüğü işitme testi.Oyun odyometrisi için küçük olan 6 aylık-2.5 yaş arasındaki çocuklar veya yeterli kooperasyonu olmayanlar için uygundur.
Gürlük Düzeyi Rahatsız Edici Ses Yüksekliği ( Uncomfortable Loudness Level / Loudness Discomfort Level ) : Sesin rahatsız edici olarak algılandığı en düşük şiddet seviyesi
Hava iletimi (air conduction): Sesin dış kulak kanalı ve orta kulak yoluyla iç kulağa iletimi
Hava-kemik aralığı air-bone gap: Hava yolu ve kemik yolu eşikler arasındaki fark; kulaklık ve kemik vibratörle elde edilen işitme eşikleri arasındaki fark
Hertz (Hz): Saniyedeki titreşim serisi
Höparlör (Loudspeaker): odyolojik test için; odyometreden üretilen sesin, serbest alan testlerinin yapılabilmesi amacıyla test odasına iletilmesini sağlayan standardize edilmiş düzenek, işitme cihazı için; işitme cihazı mikrofonundan alınan ve yükseltilen sesin kulağa iletilmesini sağlayan düzenek
ISO ( International Standarts Organization): Tüm ölçüm araçlarının odyometreler dahil standartlarını belirleyen uluslararası standartlar organizasyonu. Amerika’daki resmi temsilcisi ANSI.
İletici transmitter: koklear implantta; elektrik kodlu sinyali alıcıya ileten elektronik cihaz, işitme cihazında; işlenmiş akustik girdiyi kulağa ileten hoparlör
İmpedans telemetri iç kulağa yerleşen elektrodların iç kulak yapılarıyla ve birbirleriyle oluşturduğu uyumu test eden düzenek
insert earphone İnsert /Tıkaç kulaklık: odyometreden üretilen sesin kulağa iletilmesini sağlayan kulak kanalına yumuşak bir materyal ile yerleşen ve ortasında uyaranın geçişini sağlayan bir tüp bulunan standardize edilmiş düzenek.
İnsert kulaklık ( insert earphone): odyometreden üretilen sesin kulağa iletilmesini sağlayan kulak kanalına yumuşak bir materyal ile yerleşen ve ortasında uyaranın geçişini sağlayan bir tüp bulunan standardize edilmiş düzenek.
İstirahat potansiyeli (Resting potential) Koklea uyarılmadığı zaman bile mevcut olan elektrikli potansiyel. İki tip istirahat potansiyeli bulunur:
Intracellular ( hücreiçi) potansiyel: Tüy hücrelerinin iç kısımlarından ölçülen potansiyel -60 mV değerindedir.
Endocochlear (endokoklear-endolenfde üretilen) potensiyel: Skala mediadaki endolenf perilenfaya göre + 80 mV luk farklı elektrikli gerilime sahiptir.
İşitme siniri (Auditory nerve): Koklea (salyangoz) ile beyin sapını bağlayan ve elektrik enerjisine dönüşen ses dalgalarını taşıyan VIII. kafa çiftinin iki dalından biri
İşitsel adaptasyon (auditory adaptation): sürekliliği olan işitilebilen seviyedeki bir sesin zaman içerisinde duyulamaz duruma gelmesi
İşitsel Uyarılmış Potansiyaller,Davranımlar (Auditory Evoked Potentials / Responses): Bir ses uyarıcısı karşısında merkezî işitsel sinir sisteminin belirli bir bölümünün elektrofizyolojik fonksiyonunu gösteren elektriksel aktivite.
Kalıcı Eşik Değişikliği - KED (Permanent Threshold Shift-PTS) Gürültüye daha uzun süre maruz kalma durumunda, iç kulaktaki değişiklerde geri dönüşün olmaması ve kalıcı işitme kaybının oluşması.
Kalibrasyon (calibration): odyometreler için; sesin kulaklık ya da hoparlör çıkışının istenen frekans ve şiddette olduğunun tespit edilmesi işlemi.
İşitmenin değerlendirilmesinde kullanılan tüm teknik donanımın (odyometre, immitansmetre, vb gibi) seçilen frekans ve şiddette ürettiği sinyalin kulaklık, kemik vibratör, mikrofon ve hoparlör çıkışının aynı olup olmadığının belirlenmesi.
Kemik iletimi (bone conduction): Sesin kafa kemikleri yoluyla iç kulağa iletimi
Kemik vibratör (bone conductor): Saf ses ya da konuşma odyometresinde kemik iletim eşiklerini belirlemek için kafatası (özellikle mastoid kemik) üzerine yerleştirilerek odyometreden üretilen sesin iç kulağa iletilmesini sağlayan standardize edilmiş düzenek,
Koklea (salyangoz) Ses dalgalarını elektrik enerjisine çevirerek beynin yorumlamasına hazırlayan iç kulağın bir bölümü
Koklea dışına yerleşen elektrotlar (extracochlear electrodes): (toprak elektrot) monopolar uyarımın topraklaması için kullanılan koklea dışında yerleştirilen düzenek
Koklear implant (iç kulak protezi): ileri/çok ileri derecede sensörinöral işitme kayıplarında işitmenin ve iletişimin geri kazanılması için cerrahi olarak iç kulağa yerleştirilen elektrot dizini ile dışarıda taşınan konuşma işlemcisi ve iletici mıknatıstan oluşan elektronik cihaz
Koklear mikrofonik Yuvarlak pencereye yerleştirilen elektrotlarla incelenebilen, dış tüy hücrelerinin fiziksel uyaranlara tepkisi şeklindeki koklear potansiyel. Koklear mikrofoniğin kaynağı dış tüy hücreleridir.
Konuşma işlemcisi (speech processor): koklear implantta; akustik uyaranı elektrik kodlu sinyale dönüştürerek alıcıya yönlendiren elekronik cihaz, dijital işitme cihazında; akustik girdiyi işleyen elektronik sistem
Konuşma odyometrisi ( Speech audiometry):Konuşmayı farketme, anlama ve ayırdetme testleriyle konuşma algısının ölçülmesi.
Konuşmayı Anlama Eşiği KAE ( Speech recognition/ reception threshold ,SRT ): 3 heceli kelimelerin en az %50’sinin doğru anlaşılabildiği şiddet düzeyi
Konuşmayı Farketme Eşiği KFE ( Speech Detection / Awareness Threshold, SDT/SAT): Konuşma sinyalinin en az %50’sinin farkedilebildiği en düşük şiddet seviyesi
Konvansiyonel Odyometre (conventional audiometry): içerisinde yer alan düzenekler tarafından üretilen sesin kulaklık, hoparlör ve kemik vibratör yardımı ile işitme organına iletildiği ve hastanın duyduğu sese davranışsal cevabının alındığı işitme eşiği ölçüm cihazı.
Kulaklık (earphone, headphone): odyometreden üretilen sinyalin kulağa iletilmesini sağlayan kulak kepçesi üzerine, ortasında yer alan hoparlörü kulak kanalı girişine karşılık gelecek şekilde yerleştirilen standardize edilmiş ve elektrik sinyallerini sese çeviren düzenek.
Kulaklık yastığı (earphone cushion): kulaklıklar üzerindeki hoparlörü çevreleyen kulak etrafına yumuşak yerleşim sağlayarak sesin kulak kanalı dışına olan yön değişimi ve kaçışı ile kulağın dış ortam seslerinden etkilenmesini engelleyen standardize edilmiş ve özelleşmiş materyalden yapılmış parça.
Latans zaman aralığı, (Latency): Bir uyarıcının verilmesi ile, davranımın ortaya çıkması arasında geçen süre.
Loudness Discomfort Level Rahatsız Edici Ses Yüksekliği/ Gürlük Düzeyi ( Uncomfortable Loudness Level ) : Sesin rahatsız edici olarak algılandığı en düşük şiddet seviyesi
Mapping programlama: koklear implant kullanıcısının ihtiyacına uygun olarak konuşma işlemcisinin farklı kodlama stratejileri kullanılarak ayarlanması
Maskeleme (Masking): Bir kulağa verilen sinyalin, kafatası boyunca iletilerek test edilmeyen kulaktan işitilme olasılığı olduğu durumlarda, test edilmeyen/daha iyi işiten kulağa gürültü verilerek işitme eşiğinin yükseltilmesi.
Maskeleme İkilemi (Masking dilemma): Maskeleme işleminin başlangıç düzeyinde aşırı maskelemenin meydana gelmesi durumu. Özellikle bilateral iletim komponenti olan olgularda karşılaşılır.
Most Comfortable Level En Rahat Seviye (MCL): Sesin en rahat olarak algılandığı şiddet seviyesi
Mutlak latans (Absolute latency): Uyarılmış potansiyaller için, bir uyarıcının başlangıcı ile bir dalga tepesinin oluşumu arasındaki süre. Birimi milisaniye (msn)dir.
Narrow band noise ( NBN)Dar bant gürültü : Frekans dağılımı belli bir frekans bandında yoğun olarak yer alan gürültüdür.Saf seslerin maskelenmesi için kullanılır
Nöral cevap ölçümü (neural response telemetry, neural response imagining): koklear implantta; işitme sinirinin elektrik uyarana cevabının elektrod dizini kullanılarak ölçülmesi esasına dayanan test yöntemi
Odyogram (Audiogram): yatay eksende ölçüm yapılan frekansların, dikey eksende ölçüm yapılan şiddet seviyelerinin bulunduğu, hava yolu ve kemik yolu işitme eşiklerinin üzerinde işaretlendiği standardize edilmiş grafik görüntü
Oto-Acoustic Emission-OAE (Otoakustik Emisyon): Oto-akustik emisyon, kokleadaki dış tüylü hücrelerin uyarılması ve hareketlenmesiyle birlikte ortaya çıkan ses enerjisidir, dış kulak yolunda bulunan mikrofonla kaydedilir. Klinikte genellikle çeşitli sesli uyaranlarla oto-akustik emisyon kaydedilirse de spontan emisyonlar da mevcuttur.
Otoakustik Emisyon (Oto-Acoustic Emission-OAE) Oto-akustik emisyon, kokleadaki dış tüylü hücrelerin uyarılması ve hareketlenmesiyle birlikte ortaya çıkan ses enerjisidir, dış kulak yolunda bulunan mikrofonla kaydedilir. Klinikte genellikle çeşitli sesli uyaranlarla oto-akustik emisyon kaydedilirse de spontan emisyonlar da mevcuttur
Oyun odyometrisi ( Play audiometry): Çocuğa sesi her duyduğunda sepete küp atmak veya legoları üst üste dizmek gibi bir oyun oynamasının öğretildiği ve sese davranımlarının bu şekilde ölçüldüğü işitme testi.2.5 yaşından büyük çocuklar için uygundur.
Permanent Threshold Shift-PTS (Kalıcı Eşik Değişikliği KED): Gürültüye daha uzun süre maruz kalma durumunda, iç kulaktaki değişiklerde geri dönüşün olmaması ve kalıcı işitme kaybının oluşması.
Plato Yöntemi (Plateau Method): Test edilmeyen kulağa verilen maske gürültüsü düzeyinin, test kulağında eşik değişikliği oluşturmadığı bir aralık elde edilinceye kadar küçük adımlarla yükseltilmesi temeline dayanan bir maskeleme yöntemi.
Play audiometry Oyun odyometrisi : Çocuğa sesi her duyduğunda sepete küp atmak veya legoları üst üste dizmek gibi bir oyun oynamasının öğretildiği ve sese davranımlarının bu şekilde ölçüldüğü işitme testi.2.5 yaşından büyük çocuklar için uygundur.
Presbiakuzi (Presbycusis) Yaşa bağlı işitme kaybı: Yaşlanma etkilerine bağlı olarak ortaya çıkan işitme kaybı.
Pure tone Saf ses, Tek bir frekansı içeren ses
Pure tone threshold Saf ses eşiği, Kişinin bir saf sese, uyarımların en az yarısında davranım gösterdiği en düşük şiddet
Rahatsız Edici Ses Yüksekliği Gürlük Düzeyi ( Uncomfortable Loudness Level / Loudness Discomfort Level ) : Sesin rahatsız edici olarak algılandığı en düşük şiddet seviyesi
receiver Alıcı : koklear implantta; cerrahi olarak kafatası kemiğine yerleştirilen, iletici mıknatıs ile bağlantıyı sağlayan ve elektrik sinyali alan anten, işitme cihazında; sesi alan mikrofon
Resting potential ( İstirahat potansiyeli): Koklea uyarılmadığı zaman bile mevcut olan elektrikli potansiyel. İki tip istirahat potansiyeli bulunur:
Intracellular ( hücreiçi) potansiyel: Tüy hücrelerinin iç kısımlarından ölçülen potansiyel -60 mV değerindedir.
Endocochlear (endokoklear-endolenfde üretilen) potensiyel: Skala mediadaki endolenf perilenfaya göre + 80 mV luk farklı elektrikli gerilime sahiptir.
Reverberasyon Reverberation =Yankılanım: kapalı ortamlarda sesin sert yüzeylere çarparak ortamda uzun süre kalması, Kapalı ortamlarda sert yüzeylere çarpan sesin, sinyal/ses kesildiği halde ortamda kalması, (duyulması ya da yok olmasının ya da ölmesinin ya da sönmesinin gecikmesi)
Reverberasyon zamanı reverberation time: Kapalı ortamlardaki sesin sinyal kesildikten sonra başlangıç şiddetinin 60 dB altına düşmesi için geçen süre
Rollover fenomeni retrokoklear patolojilerde görülen uyaran şiddet seviyesindeki artışla orantılı olarak konuşmayı algılama yeteneğinde azalma olması
Saf ses (Pure tone) : Tek bir frekansı içeren ses.
Saf ses eşiği (Pure tone threshold): Kişinin bir saf sese, uyarımların en az yarısında davranım gösterdiği en düşük şiddet
Saf ses ortalaması-SSO (Pure tone average-PTA): 500, 1000 ve 2000 Hz'deki saf ses eşiklerinin aritmetik ortalaması.
Santral Maskeleme (Central Masking): Test edilmeyen kulağa yeterince yüksek şiddet düzeyinde olmasa bile, maske gürültüsü verildiğinde, test kulağının işitme eşiğinde oluşan bir değişiklik/kayma/yükselme. Santral sinir sisteminin inhibitör bir davranımı.
Ses (Sound): Bir ses kaynağı tarafından oluşturulan basınç dalgaları. Titreşimin neden olduğu işitme duyusu.
Ses düzeyi ölçer (Sound level meter): Uluslararası standartlara göre ses basıncı ve ağırlıklanmış ses düzeylerinin ölçümünü yapan cihaz.
Ses seviye ölçeri (Sound Level Meter): odyometreler için; odyometrede üretilmiş ve serbest alanda hoparlörden ya da kulaklıklardan çıkan sesin birbirleriyle uyumunun ölçümünde kullanılan cihaz. Endüstriyel odyoloji için; ortam gürültü düzeyinin ölçümünde kullanılan cihaz.
Ses sönümlenmesi testi Tone decay test : işitsel adaptasyon testi, işitme eşiğinin biraz üzerinde verilen sürekli bir uyaranın, belirli zamanı tamamlamadan önce duyulamaz olması.
Ses yutma katsayısı ( sound Absorption coefficient)(? ):Yüzey tarafından yutulan ses enerjisinin yüzeye çarpan ses enerjisine oranıdır.Yutulan sesin enerjisi yüzeye çarpan sesin enerjisine oranla daha küçük olduğundan ses yutma katsayısının değeri 0 ile 1 arasında değişir.
Ses yutumu ( Sound absorption ):Ses enerjisinin sesin çarptığı yüzeyler ya da sesin yayıldığı ortamda ısı enerjisine dönüştürülerek azaltılmasıdır.
Short Increment Sensitivity Index SISI testi : 1 dB’lik şiddet artırımlarının fark edilmesi temeline dayanan koklear patolojilerin ayırıcı tanısında kullanılan ayırıcı tanı testi.
SISI test yöntemi Seçilen frekansdaki işitme eşiği üzerine 20 dB eklenerek 20 adet 1 dB’lik artımın kaç tanesinin hasta tarafından fark edildiği sayılır. Test öncesi alıştırma amaçlı 5 adet 5 dB’lik artım kullanılır ve hastadan ses şiddeti değiştiğinde butona basması istenir. Her bir 1 dB’lik artım %5 lik değere sahiptir. %75–100 arası sonuç koklear patoloji lehine yorumlanır. Test 500, 1000, 2000 ve 4000 Hz frekanslarında uygulanabilir.
SISI testi (Short Increment Sensitivity Index): 1 dB’lik şiddet artırımlarının fark edilmesi temeline dayanan koklear patolojilerin ayırıcı tanısında kullanılan ayırıcı tanı testi.
Sound Ses, Bir ses kaynağı tarafından oluşturulan basınç dalgaları. Titreşimin neden olduğu işitme duyusu
Sound absorption Ses yutumu :Ses enerjisinin sesin çarptığı yüzeyler ya da sesin yayıldığı ortamda ısı enerjisine dönüştürülerek azaltılmasıdır.
sound Absorption coefficient Ses yutma katsayısı (? ):Yüzey tarafından yutulan ses enerjisinin yüzeye çarpan ses enerjisine oranıdır.Yutulan sesin enerjisi yüzeye çarpan sesin enerjisine oranla daha küçük olduğundan ses yutma katsayısının değeri 0 ile 1 arasında değişir.
Sound level meter Ses düzeyi ölçer : Uluslararası standartlara göre ses basıncı ve ağırlıklanmış ses düzeylerinin ölçümünü yapan cihaz.
Sound Level Meter Ses seviye ölçeri: odyometreler için; odyometrede üretilmiş ve serbest alanda hoparlörden ya da kulaklıklardan çıkan sesin birbirleriyle uyumunun ölçümünde kullanılan cihaz. Endüstriyel odyoloji için; ortam gürültü düzeyinin ölçümünde kullanılan cihaz.
Speech audiometry Konuşma odyometrisi :Konuşmayı farketme, anlama ve ayırdetme testleriyle konuşma algısının ölçülmesi.
Speech Detection / Awareness Threshold Konuşmayı Farketme Eşiği , KFE ( SDT/SAT): Konuşma sinyalinin en az %50’sinin farkedilebildiği en düşük şiddet seviyesi
speech processor Konuşma işlemcisi : koklear implantta; akustik uyaranı elektrik kodlu sinyale dönüştürerek alıcıya yönlendiren elekronik cihaz, dijital işitme cihazında; akustik girdiyi işleyen elektronik sistem
Speech recognition/ reception threshold Konuşmayı Anlama Eşiği, KAE ( SRT ): 3 heceli kelimelerin en az %50’sinin doğru anlaşılabildiği şiddet düzeyi
Spontan Otoakustik Emisyon Dış akustik uyaran olmadan insan kulaklarının yaklaşık %50 ‘inde görülen sürekli olan dar-bant sinyallerdir.
SSO 2 (PTA 2): 1000, 2000 ve 4000 Hz'deki saf ses eşiklerinin aritmetik ortalaması.
Summating potential (Birikim potansiyeli): Şiddetli işitsel uyaranlar endolenfatik gerilimler arasında pozitif veya negatif direkt akımlar oluşturması. Birikim potansiyelleri koklea içerisinde ses iletim dalgasının en büyük olduğu bölgeden elde edilirler.
Temporary Threshold Shift -TTS ( Geçici Eşik Değişikliği-GED): Gürültülü ortamda bulunma sonrası, işitme hassasiyetinde azalma, gürültü kesildikten sonra belli zaman içerisinde işitme eşiklerinin gürültüden etkilenmeden önceki seviyeye geri dönmesi
Tıkaç kulaklık ( insert earphone): odyometreden üretilen sesin kulağa iletilmesini sağlayan kulak kanalına yumuşak bir materyal ile yerleşen ve ortasında uyaranın geçişini sağlayan bir tüp bulunan standardize edilmiş düzenek.
Tıkanma Etkisi (Occlusion Effect): Kemik eşiklerinin gerçekte olduğundan daha iyi gözükmesine neden olan durum. Kemik vibratör mastoide yerleştirildiğinde, enerji, ses oluşturacak şekilde, dış kulak kanalının kemik ve kıkırdak kısımlarına iletilir. Kulak kanalı kapalı olduğunda, titreşim, hava iletimi şeklinde kokleaya ulaşır. Böylece kokleaya fazladan ses girişi sağlanır
Tone decay test (Ses sönümlenmesi testi): işitsel adaptasyon testi, işitme eşiğinin biraz üzerinde verilen sürekli bir uyaranın, belirli zamanı tamamlamadan önce duyulamaz olması.
Tone Decay test yöntemi Seçilen frekansdaki işitme eşiği üzerine 0/5/10 dB (kullanılan yönteme bağlı olarak) eklenir ve 1 dakika süresince kesintisiz olarak test edilen kulağa gönderilir. Hastadan sesi duyduğu sürece butona basması istenir. Süre dolmadan hasta duymadığını belirtirse şiddet 5 dB daha arttırılarak ve süre yeniden başlatılarak devam edilir. Başlangıç şiddeti ve sesin duyulmadığı şiddet seviyeleri arasındaki fark 30 dB olduğunda test bitirilir. Bu fark retrokoklear patoloji lehine yorumlanır. Test 500, 1000, 2000 ve 4000 Hz frekanslarında uygulanabilir
toprak elektrot Koklea dışına yerleşen elektrotlar (extracochlear electrodes): monopolar uyarımın topraklaması için kullanılan koklea dışında yerleştirilen düzenek
Transient Evoked Otoacoustic Emission -TEOAE ( Uyarılmış Otoakustik Emisyon): Klik veya tone burst gibi kısa akustik uyaranı takiben ortaya çıkan frekansa özel cevaplardır.
transmitter İletici : koklear implantta; elektrik kodlu sinyali alıcıya ileten elektronik cihaz, işitme cihazında; işlenmiş akustik girdiyi kulağa ileten hoparlör
Uncomfortable Loudness Level Rahatsız Edici Ses Yüksekliği/ Gürlük Düzeyi ( Loudness Discomfort Level ) : Sesin rahatsız edici olarak algılandığı en düşük şiddet seviyesi
Uyarılmış Otoakustik Emisyon (Transient Evoked Otoacoustic Emission –TEOAE )
Klik veya tone burst gibi kısa akustik uyaranı takiben ortaya çıkan frekansa özel cevaplardır.
Uyarılmış Potansiyaller Uyarılmış Davranımlar (Evoked potentials / evoked responses) : Bir duyu organı veya çevresel (periferik) sinirin uyarılması sonucunda periferik veya merkezî sinir sisteminde meydana gelen elektriksel aktivite.
Uyarılmış Otoakustik Emisyon (Evoked Otoacoustic Emission) Dış akustik uyaran verilerek elde edilen emisyondur.
Visual Reinforcement Audiometry (VRA)/Görsel Pekiştireçli Odyometri ( GPO): Çocuğun sese cevabının görsel bir objeyle pekiştirilerek ölçüldüğü işitme testi.Oyun odyometrisi için küçük olan 6 aylık-2.5 yaş arasındaki çocuklar veya yeterli kooperasyonu olmayanlar için uygundur.
Weber testi Odyolojik incelemede kemik vibratörün, kulak burun boğaz muayenesinde farklı frekanslarda diyapozanların frontal bölgede orta hat üzerine yerleştirilerek verilen sesin lateralizasyonu temeline dayanan işitme kaybının tipini belirlemeye yardımcı olarak kullanılan test yöntemi.
White noise Beyaz Gürültü : Tüm frekanslarda aynı akustik enerjiyi taşıyan geniş bantlı gürültüdür.
Wide Band Noise ( WBN )Geniş bant gürültü ( / Broad Band Noise (BBN) ): Frekansı, tüm frekans bandı boyunca yayılmış, hiçbir frekans bandında toplanmamış gürültüdür.
Yaşa bağlı işitme kaybı Presbiakuzi (Presbycusis): Yaşlanma etkilerine bağlı olarak ortaya çıkan işitme kaybı.
Yetersiz Maskeleme (Undermasking): Maskeleme şiddet düzeyinin, maskelenen kulakta, gerekli eşik değişikliğini/kaymasını/yükselmesini sağlayacak ölçüde büyük olmaması.
zaman aralığı Latans, Latency, Bir uyarıcının verilmesi ile, davranımın ortaya çıkması arasında geçen süre.
Hazırlayanlar: Ayşe Gül GÜVEN - Orhan YILMAZSongül AKSOY - Figen BAŞAR - Onur ÇELİK - Ayça ÇİPRUT - Ufuk DERİNSU - Armağan İNCESULU - Didem TÜRKYILMAZ
Kaynak: Kanal KBB